MOTOR VE ZİHİNSEL GELİŞİM
0-3 ay
• Kucağa alındığında kafasını dik tutabilir, yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir ve yanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir, ellerini yumruk haline getirebilir.
• 20-35 cm uzaklıktaki nesneleri net şekilde görebilirler.
• Başta insan yüzü olmak üzere hareket eden nesnelere odaklanabilir ve bu nesneleri takip edebilirler.
• Siyah-beyaz gibi zıt renklere ve geometrik şekillere sahip nesnelere bakmayı tercih ederler.
• Sesleri ayırt edebilir, ses düzeyi değişimlerini algılayabilirler.
• Tatlı, ekşi, acı ve tuzlu arasındaki farkı ayırt edebilirler.
• Parlak bir ışık gibi güçlü uyaranlara yüz ifadeleriyle tepki verebilirler.
• Beklentiler oluşturmaya başlarlar (örneğin, anne memesini gördüğünde emme hareketleri yapmaya başlarlar)
3-6 ay
• Nesne ve oyuncakları yakalamaya, onlara uzanmaya, eline aldığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır.
• Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.
• Yüzleri tanırlar
• Farklı kişileri; görüntüleri, sesleri ya da kendisinde yarattığı hislere dayanarak ayırt edebilirler.
• Renkli görme tümüyle gelişir.
• Başkalarının yüz ifadelerini taklit edebilir ve tepki verebilirler, tanıdık seslere cevap verirler.
• Önünde olmayan nesnelere ulaşmak için çaba sarf ederler.
• Kısmen saklı nesneleri bulurlar.
• El ve ağzıyla dünyayı keşfetmeye başlarlar.
6-12 ay
• Oturabilir, emekleyebilir, tutunarak ayağa kalkabilir, 12. ayın sonuna doğru ayakta çok kısa süreli durabilir, ayakta tutulduğunda ayaklarını hareket ettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir.
• Elleri arasında oyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ile nesneleri gösterebilir.
12-18 ay
• Yürür, elinden tutulduğunda merdiven tırmanır, ayakta iken çömelebilir, ayağı ile topa vurabilir, yere doğru eğilir, destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıkla tutabilir.
18-24 ay
• Kapıyı açabilir, kendi başına merdivenden inip çıkabilir.
• Bir elini daha çok kullanmaya başlar.
• Oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).
2-3 yaş
• Düşmeden koşabilir, bazı çizgileri taklit eder,
• Merdivenden rahatlıkla kendi başına inip çıkabilir,
• Oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir, düğmesini açabilir,
• Üç tekerlekli bisikleti sürebilir,
• Tek ayaküstünde kısa bir süre durabilir, bir bardak suyu taşıyabilir,
• Yürürken engelleri adım atarak rahatlıkla geçer, rahatlıkla çömelip kalkabilir, geri geri yürüyebilir.
3-4 yaş
• Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir,
• Ayakkabısını giyer, kendini doyurabilir, düz çizgi çizebilir, tek başına dolaşmaya çalışır,
• Çift ayakla 40 cm sıçrayabilir, öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir, çömelip kalkma hareketini rahatlıkla yapabilir,
• 40-50 cm den aşağı atlayabilir, tek ayakla sıçrayabilir, dans etme müzik ile beraber tempo tutma, zıplayan topu eli ile tutma, kâğıttaki şekilleri boyar, 3-4 renk eşleştirebilir, aynı kartları eşleştirebilir, bazı harfleri eşleştirebilir, artı eksi yapabilir.
4-6 yaş
• Makasla kağıtları kesebilir,
• Bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir, öğretilirse adını yazabilir, sek sek oynayabilir, üçgen ve kareyi kopyalar,
• Kendi giyinir kendi soyunur, ayakkabısını bağlar, yüzünü yıkar, dişini fırçalar,
• İki tekerlekli bisiklete binebilir, el becerileri gözle görülür bir şekilde gelişir.
DİL GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ
0-3 ay
• Sese karşı tepki verir, agulama şeklinde sesler çıkarabilir,
• Tanıdık kişi ve eşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder,
• Kendi kendine gülümseyebilir, müzik ve konuşmaya karşı tepki verir, kendi kendine oynarken bazı heceleri tekrarlar, dudakları ile p,b,m gibi harfleri çıkarmaya çalışır.
• Sese dikkatlerini verirler, geldiği yöne başını çevirirler.
• Diğer seslere kıyasla, insan seslerine daha çok dikkat ederler.
• Annelerinin seslerini diğer kişilerin seslerine tercih ederler.
3-6 ay
• Çevresinde konuşan kişileri arar, ağlarken konuşulunca rahatlar, agulama şeklinde iletişim kurar, yüksek sesle güler, kendine göre ağlama dışında heceler kullanır.
• Farklı sesler ile denemeler yaparlar, seslerle oynamaya başlarlar.
• Anne veya kendisine bakan kişiyle yüz ifadelerini ve sesleri kullanarak karşılıklı konuşurlar.
• Ana dilin seslerini ayrıştırabilirler
• Sohbetleri dinlerler.
• Duyguları, ses tonundan ayırt edebilirler.
• Mutluluğu ve memnuniyetsizliği ifade ederler.
• İsmine tepki verirler.
6-12 ay
• Annenin sesini taklit etmeye çalışır,
• “Cee” oyunu oynar, bazı eşyaları ses çıkartmak için kullanır,
• “Ma ma - da da” gibi sesleri rahatlıkla çıkarır,
• 12 aya doğru baba mama der, oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsa konuşmaya çalışır.
12-18 ay
• Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder, her gün gördüğü cisimleri adlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar,
• İnsanlar ile ilişki kurarken anlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar, ailenin öğrettiği kelimeleri kendi kendine tekrarlar,
• Onsekizinci aya doğru iki komutu üst üste anlayıp yerine getirir. (bardağı al mutfağa götür gibi)
18-24 ay
• İki kelimelik cümleler yapmaya başlar,
• Tanıdıklarının ismini bilir, isteklerini rahatlıkla ifade edebilir,
• İkiden fazla komutu anlar ve yerine getirir, yirmi dördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleri de konuşur.
2-3 yaş
• Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder,
• Reddetme ifadesi kullanabilir, cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar,
• Vücudunun parçalarını rahatlıkla tanır, bütün komutları yerine getirebilir, kelime hazinesi hızla artar.
3-4 yaş
• Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar,
• Kendine ait yaş, soyadı gibi özellikleri bilir, ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler, erişkinler ile rahat sohbet edebilir.
4-6 yaş
• Grup halinde olan konuşmalara katılır, hikâye ve masal anlatır,
• Sayı sayar, kelime hazinesi iyice artmıştır, sıfatları rahat kullanmaya başlar, cümle yapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer, isteklerini ayrıntıları ile anlatabilir.
SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ ÖZELLİKLERİ
0-3 ay
• Bebekler, kendi bedenlerini tanımaya çalışarak çokça vakit geçirirler
• Parmaklarını emerler
• Ellerini incelerler
• Bedeninde dokunduğunuz bölgeye bakarlar
• Diğerlerinden farklı bir kişi olduğunu fark etmeye başlarlar
• Bebekler diğer kişilerle de ilgilidirler ve kendisine bakım veren kişileri tanırlar
• Tanıdık bir yetişkin tarafından sakinleştirilebilirler
• Dokunulmaya olumlu tepki verirler
• Sakin ve uyanık haldeyken etkileşim kurmaya yatkındırlar
• Sosyal etkileşimden keyif alır ve gülümserler.
• Anneyi tanıyarak tepki verir, konuşulunca dinler, kucağa alınınca susar, nesneleri takip eder, gülümser.
3-6 ay
• Anne babasına sarılarak kucaklar, nesneleri ve yiyecekleri ağzına götürür, kendiliğinden gülümser, elini uzatır.
• Sosyal etkileşim başlatma sıklıkları artar.
• Cee oyunu oynayabilirler
• İsmi söylendiğinde dikkat gösterirler
• Gülüşleri sosyal bir anlam içermeye başlar
• Aynadaki görüntüleriyle ilgili olmaya başlarlar
6-12 ay
• Oyuncakları ile 10-15 dk oynar, ce oyunu oynar, karşılıklı oyun oynar, yabancıları tanır, tanıdıklarına ses çıkartır, anneden ayrı kalınca endişelenir, baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.
12-18 ay
• Kendi kendine bardakla su içebilir, kaşıkla yemek yiyebilir, oyuncaklar ile etkileşimi artar, giyimine yardım eder, müzik ile beraber tempo tutabilir, istemediği şeyleri belli eder, ayakkabı çorabını çıkarabilir.
18-24 ay
• Tuvaletini söyleyebilir, istendiğinde ufak komutları yerine getirerek erişkinler ile etkileşime girer, taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyu araba gibi sürmek gibi ), diğer çocuklara ilgisi artar, diğer çocuklar ile oyuncakları ile beraber oynar, oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır, rahat su içer, yemek yer.
2-3 yaş
• Evcilik oynar, ev işlerine yardım eder, çatal kullanır, giyimini kendi başına yapabilir, tuvaletini haber verir, bazı arkadaşlarına daha fazla ilgi gösterir.
3-4 yaş
• Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır, yetişkinlerin söylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar, oyunlarındaki kurallara uymaya çalışır, kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir, gece tuvalet kontrolünü sağlayabilir, el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar.
4-6 yaş
• Sosyal hayata adapte olmaya çalışır, arkadaşları ile uyumu artar, TV da bazı programları takip eder, kendine has özellikler belirir, etrafla etkileşimi iyice artar, kendisi masal anlatabilir.
ÇOCUĞUN GELİŞİMİNDE GENEL BİLGİLER VE ÖZELLİKLER
Çocuk yetiştirmek en büyük sanattır. Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şey değildir. Bazı anne babalar çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelik beslenme, barınma, sağlık problemlerini gözetip onların olaylar karşısındaki düşündükleri şeyler, tepkileri, yorumları, üzüntüleri, sevinçleri hesaba katmazlar. Kişisel görüşme ile haberleştiğimiz Amerikalı bir sağlık mensubu şunu söylüyor acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardan çocukların etkilendiğini, bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum, anne babalara veya bakım veren kişilere çocukların sıkıntılarını bahsettiğimde, onlar çocuk ne olacak ki diyorlar, ben buna dayanamıyorum, onlarında ruh dünyası var şeklinde yakınıyordu.
Hatta günümüzde bırakın ruhsal sorunları, 2000 yılına girdiğimiz bu günlerde, dünyada milyonlarca çocuk kötü bakımdan, basit sağlık sorunlarından, kazalarda, salgın hastalıklarda, anne baba ihmaline bağlı nedenler ile hayatını kaybediyor.
Her bir çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip, onların ruhsal sorunlarına inebilmek, ancak eğitim ve anne baba bilinçlendirilmesi ile olacaktır. Ayrıca çocukların yaşadıkları ortamların, çevre imkânlarının, devletin sağlayacağı imkânların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması ve sürecinde etkili olabilmektedir.
Çocuk eğitiminde çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun topluma hazırlanması büyük oranda, anne babanın hayatın ilk gününden itibaren çocuk ile etkileşimi, konuşmaları, eğitim açısından vermeye çalıştıkları, ev içerisindeki tutumları, etkili olmaktadır .
Anne babaların çocuklarının normal bir şekilde sosyal, kişilik ve mental motor gelişimin olması ve sağlıklı bir psikolojik yapıya sahip olmaları için yapmaları gerekenler:
*Dengeli eğitim ve yönlendirme
*Anne babanın kendi aralarındaki söz ve davranış birliği
*Çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırı disiplin uygulamalarından kaçınmaları
*Olaylar ve ilerleyen süreç içerisinde davranış olarak tutarlı olmaları ve farklı farklı tepki vermemeleri
*Çocuğa tepkilerinin yersiz ve abartılı olmaması
*Güzel ve faydalı şeylerde çocuğun davranışlarının onaylanması
*Hatalı durumlarda uygun bir şekilde cezalandırılmaları
*Yapılan yanlışları sadece kızarak değil nedenini mantık çerçevesinde açıklamaları
*Onlara değer vermeleri
*Kişilik yapılarına saygılı olmaları
*Onlara söz hakkı tanımaları
*Sevildiklerini hissettirmeleri
*Onlara güven duygusunu aşılamaları
*Sosyal ve psikolojik gelişimini yakından takip etmeleri
*Gösterilen davranış problemlerine karşı duyarlı olmaları
*Kendi psikolojik çatışmalarını çocuklara yansıtmamaları ile daha sağlıklı çocuk yetiştirme mümkün olacaktır.
ANNE SÜTÜ ve ÖNEMİ
Günümüzde yeni doğan bebeklerin ilk altı ay boyunca sadece anne sütü ile beslenmesi önerilmektedir. Anne sütü bebek için en sağlıklı olan besindir. Uygun koşullarda gereksinim duyulduğu anı beklemektedir. Isıtma, soğutma, depolama, mikroptan arındırma için özel aletlere, biberon, emzik vb. aracılara ve temiz su kaynağına bağımlı değildir. Anne sütünde mikrop üremez, bozulmaz, hastalık kaynağı olmaz.
Anne sütü ile beslenen bebeklerde enfeksiyon hastalıkları daha az görülmekte, beyin gelişimi daha iyi olmakta, allerjik hastalıklar, ishal ve solunum yolu hastalıkları ve hatta ileri yaşlarda damar tıkanıklıkları, kanser ve multipl skleroz (MS) gibi hastalıklar daha az bildirilmektedir. Emziren annelerde ise meme kanseri, yumurtalık kanseri, kemik erimesi ve kansızlık daha az görülmektedir.
Anne sütü her bebek ve her dönem için özeldir. Prematürelerde ve hayatın ilk günlerinde farklı yapıda bir anne sütü söz konusudur. İlk bir hafta memelerden "kolostrum" adlı süt gelir ve bebeği besleyici ve enfeksiyondan koruyucu özellikleri ön plandadır. Bunu ikinci hafta boyunca protein içeriği azalırken, laktoz, yağ ve toplam kalori içeriği artan "geçiş sütü" izler. Daha sonraki dönemlerdeki olgun anne sütü de emzirmenin başlangıcında karbonhidrattan, sonunda yağdan zengin olarak gelir.
Anne sütü özel yapıda, sindirimi kolay ve enfeksiyondan koruyucu nitelikleri zengin bir protein içeriğine sahiptir. Anne sütünde protein ve minerallerin inek sütüne göre daha az olması, sindirim ve böbrekler açısından bebeğin yüklenmesini önler. Anne üstündeki demir, çinko gibi minerallerin emilimi, inek sütüne göre çok daha fazla, örneğin demir için beş katıdır. Anne sütünde sindirimi kolay doymamış yağ asitlerinin oranı yüksektir. Beyin ve sinir sistemi için şart olan temel ve zorunlu yağ asitleri ise inek sütüne göre 8 kat olup, ilk 4 ay boyunca bebek tarafından sentezlenememektedir.
Anne sütü ile bebeğin beslenmesi
İlk saatlerden itibaren bebeğin istekle, uygun koşullarda ve doğru teknikle emzirilmesi anne sütü ile bebeğin beslenebilmesi için en önemli koşuldur. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları memedeki sütün boşalmasını sağlar ve yeni süt yapımını uyarır.
Başarılı bir emzirme için her şeyden önce doğru kucaklama ve pozisyon alma gereklidir. Anne normal koşullarda rahat bir koltukta, sırtı dik olarak oturmalıdır. Bebek yüzü ve gövdesi aynı doğrultuda ve anneye dönük, başı gövdeye göre yüksekte, yani eğri bir çizgi oluşturacak şekilde anne tarafından kucaklanmalıdır. Bebeğin başı, annenin emzirilen göğsünün tarafındaki kolu dirsekten bükülerek, dirsek kıvrımının hemen önüne yerleştirilmelidir. Bebeğin altta kalan kolu anne ile bebek arasına girmemelidir. Bebeğin başına arkadan bastırılmamalıdır. Anne kolunun altı gereğinde bir yastık ile desteklenebilir.
Bebek uygun şekilde pozisyon verilerek kucağa alındıktan sonra alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde bebek aşağıdan yukarıya doğru memeye yaklaştırılmalı, diğer elin dört parmağı memeyi alttan desteklerken başparmak üstte memeyi yönlendirmelidir. Anne meme ucunu bebeğin dudaklarına değdirerek emme için ağzını açmasını sağlamalı, bebek ağzını genişçe açtığında meme ucu ve çevresindeki kahverengi bölüm (areola) birlikte bebeğin ağzına verilmelidir. Bebeğin çenesi memeye dayanmalı, üstteki başparmak burnun tıkanmasını önlemelidir.
Süt yapımı üzerine etkili faktörler:
Süt yapımını belirleyen en önemli iki faktör bebeğin sık emmesi ve memelerin boşaltılmasıdır. Yorgunluk ve stres, ruhsal sıkıntılar ve en önemlisi emzirmeye isteksizlik, anne sütü miktarını azaltabilir. Meme büyüklüğü süt yapımında önemli değildir. Yine meme başlarının düz veya içe çökük olması bebek doğru teknikle emzirilirse sorun olmaz. Annenin yeterli sıvı alması ve dengeli beslenmesi yeterlidir. Aşırı kalorili, şekerli yiyecek ve içeceklerin süt yapımına katkısı yoktur. Sıvı alımının aşırısı da sakıncalı olabilir. Sebze ve meyveler, yeşil salatalar bolca tüketilmelidir. Anne yeterli süt ve süt ürünleri ile protein ve demir içeren gıdaları dengeli bir şekilde almalıdır. Gebelikte olduğu gibi, kalsiyum ve demir desteği sürdürülmelidir.
Emzirme sıklığı ve süresi
Yeni doğan doğumdan sonra en kısa zamanda memeye verilmeli ve devamında emzirme sıklığı ve süresi bebeğin isteğine göre ayarlanmalıdır. İlk emzirmelerde süt hemen gelmeyebileceğinden, bebeğe başka bir besin vermeden emzirmeye devam edilmelidir. Özellikle ilk 2 ay her istediğinde bebeğe meme verilmelidir. Başlangıçta her emzirmede sırası değiştirilerek her iki göğsün de emzirilmesi sütün artması açısından yararlı olsa da, süt miktarı arttığında her öğünde bir memenin emzirilmesi yeterli olabilmektedir. Her öğünde bebeğin bir memeyi tamamen boşaltması sağlanmalıdır. Bu süre genellikle 10-15 dakika kadardır. İlk dönemden sonra emzirme aralıkları 2-3 saate uzayabilmektedir.
Bebeğin yeterli beslendiği, günde en az beş kez idrar yaparak bezini ıslatması, en geç 15. günde doğum kilosuna ulaşması ve ayda en az 500-600 gram alması ile anlaşılır. Bebeklerde ilk günlerde görülen doğal tartı kaybının nedeni vücutta su oranının azalması ve suyun yer değiştirmesidir; anne sütü yetersizliğine bağlanmamalıdır. Dışkılama sayısı, bebeğin huzursuzluğu, uyku düzensizliği veya aşırı ağlaması anne sütü miktarı açısından güvenilir kriterler değildir. Çok iyi tartı alan bebeklerde de benzer yakınmalar görülebilir. Sadece bezin hep kuru bulunması ve sürekli olarak koyun pisliği gibi ufak ve sert parçalar halinde az miktarda kaka yapılması açlık bulgusu olabilmektedir. Bunlar dışında en önemli kriter, bebeğin yeterli kilo almamasıdır.
Emzirmede sık yapılan hatalar
Emzirmeden önce meme başının karbonatlı su, sabunlu su veya çeşitli kremler ile temizlenmesi meme başı çatlağına ve bebeğin memeyi tutmasında çeşitli güçlüklere neden olabilir. En iyi meme bakımı anne sütü ile olur. Özel silikon başlıklar bebeğin memeyi doğru kavramasını engeller. Ortamda aşırı kalabalık ve gürültü, aile içi gerginlikler, aşırı sıcak, sıkı giysiler ve örtüler bebeğin emmesini olumsuz etkileyebilir. Eldiven giydirilmesi bebeğin parmaklarını emmesini engelleyerek huzursuzluğuna neden olabilir. Bebeğin doymadığı kaygısı ile biberon kullanılarak ek besin verilmesi, emziğin şekerli sıvılara ve bala batırılması, bebeğe şekerli bitki çayları verilmesi memeye isteksizlik yaratabilir.
Başarılı bir emzirmenin ilk kuralı istemek ve gerisini bebeğe bırakmaktır!!!